Haberler

Göçmenlerin Gündemi (3 - 9 Şubat)

Göçmenlerin Gündemi (3 - 9 Şubat)
12.02.2025

3 Şubat

Göçmenlerle Kardeşiz: Mohammad Saleh'in duruşmaya katılması engellenemez.

Mohammad Saleh, duruşmaya katılabilmek için serbest bırakılması talebiyle idareye başvuruda bulunmuştur ancak İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından verilen cevap son derece trajikomiktir.

Mohammad Saleh'in duruşmaya katılması engellenemez. Müebbet hapis cezası ile yargılanan tutuklular bile cezaevinden duruşmaya katılabilirken hakkında hiçbir soruşturma bulunmayan Mohammad Saleh'in duruşmaya katılmasının engellenmesi hukuk devleti adına utanç vericidir.

Adil bir yargılama yürütülmesi engellenmektedir. Bu hukuksuzluğa karşı hepinizi, Mohammad Saleh'in yanında olmaya davet ediyoruz.

https://x.com/gocmenlerle/status/1886315943728411015

 

3 Şubat

Göç Araştırmaları Vakfı: Ludwigshafen şehrindeki kundaklamada ölenleri anıyoruz

3 Şubat 2008'de Almanya'nın Ludwigshafen şehrinde ağırlıklı olarak Türklerin yaşadığı bir binada çıkan ve 5'i çocuk 9 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yangının üzerinden 17 yıl geçti.

Yangının ırkçı saiklerle yapılmış bir kundaklama olduğuna dair şüpheler ise hala giderilemedi. Irkçılık ve ayrımcı şiddeti kınıyor, hayatını kaybeden insanlarımızı rahmetle anıyoruz.

https://x.com/Goc_Vakfi/status/1886352700654125255?t=fJahcyQGy3JKAx5mpHDrfw&s=08

 

4 Şubat

Almanya'da göç politikalarını sertleştirme girişimleri protesto edildi (DW Türkçe)

Almanya'da 23 Şubat'ta yapılacak erken seçimlerde iktidara gelmesi beklenen muhafazakâr Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin göç politikalarının sıkılaştırılmasına ilişkin federal meclis oylamalarında aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi ile birlikte hareket etmesi ülke genelinde protestolara yol açtı.

Birçok siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucuları, göç politikalarının sertleştirilmesine karşı mücadele çağrısı yaparken, AfD'nin siyasette etkisini artırmasına karşı kamuoyu duyarlılığı da giderek artıyor.

Emniyet yetkilileri Pazar günü sadece başkent Berlin'de yaklaşık 160 bin kişinin protesto gösterisine katıldığını açıklarken, gösterinin organizatörleri katılım sayısını 250 bin olarak duyurdu. Berlin'de protestocular Reichstag binası önünde toplandı. Kalabalık daha sonra CDU genel merkez binasının önüne yürüdü, CDU ve Merz aleyhine sloganlar atıldı.

Saarbrücken'de düzenlenen gösteriye 15 bin, Kiel'deki gösteriye ise 14 bin civarında kişinin katıldığı bildirildi. Regensburg, Ulm, Potsdam gibi kentlerdeki gösterilere de kalabalık katılım olurken, Köln'de Ren Nehri'nde düzenlenen gösteride 350 tekne yer aldı.  Nehirde arka arkaya sıralanan tekneler "Irkçılığa hayır" ve "Demokrasi ve çeşitlilik için" gibi yazılı pankartlar taşıdı.

Merz "AfD ile işbirliği yok" demişti

CDU lideri ve başbakan adayı Friedrich Merz, daha önce AfD ile herhangi bir iş birliği yapmayacaklarını açıklamıştı. Ancak AfD'nin desteğiyle Çarşamba günü federal meclisten geçen önerge, aşırı sağın karar süreçlerindeki etkisini artırdığı gerekçesiyle eleştirilere neden oldu. Kabul edilen önergenin bağlayıcı bir etkisi bulunmamasına rağmen, CDU/CSU'nun AfD'nin desteğiyle hareket etmesi kamuoyunda tepkilere neden oluyor.

CDU/CSU'nun hazırladığı, göç politikalarının sertleştirilmesini öngören önerge aşırı sağcı AfD'nin desteğiyle Çarşamba günü meclisten geçmişti. Almanya'da ikincil korumaya ihtiyaç duyan sığınmacıların aile birleşimi haklarının kısıtlanması ve federal polise, haklarında sınır dışı kararı verilen sığınmacıların gözaltına alınmasını veya tutuklanmasını talep etme konusunda daha fazla yetki veren tartışmalı yasa tasarısı ise Cuma günkü oylamada AfD'nin desteğine rağmen meclisten geçemedi.

https://www.dw.com/tr/almanyada-dev-protesto-cdu-ve-csuya-afd-tepkisi/a-71489663


7 Şubat

Muhammed Akta: Sadece 3 Aylık Çalışma İzni İçin 11 Bin TL!

Türkiye'de kayıtsız yabancı istihdamının önlenmesi ve tüm yabancı çalışanların yasal statüye kavuşturulması için Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı, Göç İdaresi ve sivil toplum kuruluşları yoğun çaba sarf ederken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü, tüm şartlar yerine getirilmiş ve sigorta ile vergi ödemeleri tam olarak yapılmış olmasına rağmen yalnızca 3 aylık çalışma izni vermektedir.

Üstelik 1 yıllık çalışma izni için belirlenen 11 bin TL harç ücreti, 3 aylık çalışma izni için de eksiksiz olarak talep edilmektedir. Bu uygulama, işverenleri zor durumda bırakırken, nitelikli yabancı iş gücünün Türkiye yerine başka ülkelere yönelmesine neden olmaktadır. Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü, iş dünyasının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, daha düzenli ve öngörülebilir bir politika izlemeli ve devletin vizyonuyla uyumlu hareket etmelidir.

https://x.com/mohammadakta/status/1887913361142161464

 

8 Şubat

Irkçılık karşıtları Trump’ın ırkçı göçmenlik planlarına karşı çıkıyor -  Thomas Foster (Enternasyonal Dayanışma)

ABD genelinde aktivistler hafta içinde Trump’ın politikalarına karşı harekete geçerken Rodrigo Camarena “Direniş olduğunu görüyoruz” dedi. Irkçılık karşıtları Donald Trump’ın göçmenlere yönelik saldırısına karşı mücadele ediyor.

Protestocular bu hafta Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanındaki şehirlerde bir araya geldi. Çarşamba günü aralarında California, Minnesota, Michigan, Texas, Wisconsin, Indiana, Iowa, Alabama, Ohio, Missouri ve Arizona’nın da bulunduğu bir düzineden fazla eyalette protestolar düzenlendi.

New York’ta bir göçmen savunucusu olan Rodrigo Camarena, Socialist Worker‘a şunları söyledi:

“Bazı direnişler görüyoruz. Bu ülke göçmen emeğine dayanıyor. Yiyeceklerimizi topluyor, yaşlılarımıza bakıyor, evler ve ofisler inşa ediyor ve her kritik sektörün bir parçası oluyorlar.”

Protestolar bir günde 50 eyalette 50501-50 protesto sloganı altında dağınık ağlar tarafından organize edildi. Farklı web siteleri ve sosyal medya hesaplarının eylem çağrıları yayınlamasıyla büyük ölçüde çevrimiçi olarak oluşturuldular.

Sayıları yüzlerce ile binlerce arasında değişiyordu. Kampanyacılar aşırı sağcı milyarder Elon Musk’ı, Trump’ın USAid programını kapatma planlarını ve aşırı sağcı bir politika istek listesi olan Proje 2025’i kınadılar.

Phoenix, Arizona’daki bir grup protestocu “Nefret yok, korku yok, göçmenler burada hoş karşılanıyor” ve “Elon’u sınır dışı edin” sloganları attı.

Pazartesi günü Trump’ın göçmenlik politikalarına karşı organize edilen protesto günü nedeniyle ABD genelinde işyerleri kapanmak zorunda kaldı.

Sosyal medyada ivme kazanan eylem çağrısı, göçmenleri çalışmayı reddetmeye, çocuklarını evde tutmaya ve tüm dükkanları boykot etmeye teşvik etti.

Rodrigo “bu boykotların daha da yaygınlaşacağını” düşünüyordu.

Salt Lake City’deki bir kahve dükkanından Baltimore’daki bir ikinci el araba galerisine ve Pasco’daki bir muhasebe firmasına kadar ABD’nin dört bir yanındaki işyerleri kapandı.

Los Angeles’taki bir okulda görev yapan bir öğretmen, okuldaki 670 öğrenciden 390’ının protesto nedeniyle devamsızlık yaptığını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta sonu ABD genelinde Trump’ın göçmenlik politikalarına karşı gösteriler düzenlendi.

Protestoların düzenlendiği şehirlerin listesi oldukça geniş. Bunlar arasında Arlington, Dallas, Houston, San Antonio, Atlanta, Charlotte, Chicago, Idaho City, Las Vegas, Los Angeles, Oxnard, San Diego, Vista, New York, Phoenix, Santa Fe, Seattle ve St Louis bulunmaktadır.

Los Angeles’ta binlerce kişi geçtiğimiz pazar günü beş saatten fazla bir süre boyunca ana otoyoldaki tüm şeritleri trafiğe kapatarak yürüdü. Eylemciler göçmenlik reformu çağrısında bulundu ve “Kimse yasadışı değildir” yazılı pankartlar taşıdı.

Pazartesi günü Los Angeles’lı aktivistler yürüyüşü tekrarlamak için toplandılar ancak bu sefer otoyolu kapatmayı başaramadılar.

Los Angeles’taki birçok okulda öğrenciler bu hafta greve gitti ve perşembe günü Trump’ın sınır dışı etmelerini protesto etmek için yapılan yürüyüşlerin dördüncü günü oldu. Binlerce öğrenci yürüyüşe katıldı ve yürüdü.

Los Angeles’taki öğrencilerden 16 yaşındaki Lexi Resendiz, yürüyüşün ailesini savunmanın bir yolu olduğunu söyledi: “Bana daha iyi bir hayat sağlamak için buraya göç eden ailemi savunmaya çalışıyorum. İnsanlar gerçek bizi bile tanımazken nasıl nefret edecekler?”

17 yaşındaki Samantha Fonseca ise protestonun “asıl suçluların göçmenler olmadığını göstermenin” bir yolu olduğunu söyledi.

Rodrigo, Socialist Worker‘a “göçmen topluluklarında çok fazla korku” olduğunu söyledi. “Okullara ve iş yerlerine devamsızlıklar gözle görülür durumda” dedi.

“İnsanlar tıbbi yardım almaktan kaçınıyorlar çünkü kendilerini hükümet süreçlerine maruz bırakabilecek bir ortamda bulunmak istemiyorlar.”

Trump’ın ırkçı günah keçisi ilan edilmesini “suçu başkasının üzerine atmanın kolay bir yolu” olarak değerlendirdi. Irkçı fikirler “hayat pahalılığı arttığı ve ABD inanılmaz derecede eşitsiz bir ülke olduğu için” satın alınıyor.

“Trump toplumdaki en savunmasız kişileri kötülemekte ve hepimizin paylaştığı ve göçmenlerin neden olmadığı sorunlar için onları suçlamaktadır”.

Rodrigo “bunun karmaşık sorunları basitleştirmenin kolay bir yolu olduğunu, basitliğin siyaset için faydalı olduğunu” düşünüyor.

Rodrigo ayrıca, “Demokratlar da suçun bir kısmını paylaşmalı, hem de büyük bir kısmını. Joe Biden’ın başkanlığının başında kapsamlı bir göçmenlik reformu ortaya koyabilirlerdi” dedi.

Rodrigo, “insanları Guantanamo Körfezi’ne uçurmak” gibi politikaların “Cumhuriyetçilerin tabanlarını yatıştırmak için gösteriye ve tiyatroya nasıl odaklandıklarını” gösterdiğini söyledi. Ancak “bununla birlikte, gerçek bir uygulama görüyoruz” dedi.

“Yönetim, resmi olarak hassas alanların artık göçmenlik ve gümrük uygulama (ICE) memurları için adil bir oyun olmasına izin verdi. Yerel okulumda ya da hastanemde federal memurlar görmekten korkuyorum. Ancak pek çok kişinin karşılaşacağı gerçek bu.

“Bu durum daha fazla insanı karanlık ve güvensiz koşullara itecek, kritik hizmetlerden mahrum bırakacak ve korku içinde yaşamalarına neden olacaktır.”

Trump saldırılarını arttırıyor ama direniş onları geri püskürtebilir.

https://enternasyonaldayanisma.org/2025/02/08/irkcilik-karsitlari-trumpin-irkci-gocmenlik-planlarina-karsi-cikiyor/

 

9 Şubat

ABD göçmenleri Guantanamo’ya gönderme işlemine devam ediyor (VOA Türkçe)

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Cuma günü Guantanamo üssüne gitti ve buraya yasadışı göçmenleri taşıyan bir uçağın daha ulaştığını gösteren bir video yayınladı. Bunun üsse giden üçüncü uçak olduğu belirtiliyor.

İnsan hakları grupları, Trump yönetiminin Guantanamo'yu göçmenler için bir tutma merkezi olarak kullanma hamlesini eleştirdi, bunun bir insan hakları felaketine yol açacağı uyarısında bulundu.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, askeri bir kargo uçağı olduğu anlaşılan uçaktan kaç tutuklunun indirildiği ya da bu kişilerin hangi iddia ile suçlandıklarını ya da hangi suçları işlediklerinden şüphelenildiği konusunda bilgi vermedi.

Guantanamo Körfezi'ndeki operasyonları denetleyen ABD Güney Komutanlığı uçuş sayısı hakkında yorum yapmadı ancak Cumartesi günü VOA'ya yaptığı açıklamada gözaltı tesisinin şu anda “üç düzineden fazla kişiyi” barındırdığını söyledi.

Aralarında Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nin de bulunduğu göçmen hakları grupları, Cuma günü İç Güvenlik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon'a bir mektup göndererek Guantanamo Körfezi'ndeki hapishaneye gönderilen kişiler hakkında bilgi verilmesini ve bu kişilere derhal erişim sağlanmasını talep etti.

Gruplar mektupta “Anayasa, federal ve uluslararası hukuk, hükümetin Guantanamo'yu yasal bir boşluk olarak kullanmasını yasaklamaktadır. Bu nedenle, hükümetin kuruluşlarımıza Guantanamo'da alıkonulan vatandaş olmayan kişilere erişim sağlamasını talep ediyoruz, böylece bu kişiler yasal danışmana erişebilecek ve hak savunucuları ve kamuoyu hükümetin onları hangi koşullar altında alıkoyduğunu anlayabilecektir” ifadelerine yer verdi.

Trump'ın geçen ayki kararnamesinden bu yana Pentagon, yüzlerce deniz piyadesini Guantanamo'ya göndererek göçmenleri gözaltında tutma operasyonlarını desteklemek üzere tesisleri genişletti.
Aynı zamanda üssün başka bir bölümünde şiddet suçuna karışmamış göçmenleri barındırmak için çadırlar ve diğer tesisler kurarak, kendi ülkelerine ya da onları kabul edecek başka ülkelere sınır dışı edilene kadar burada kalacak 30 bin kadar göçmen için hazırlık yapmaya başladı.

Guantanamo hapishanesi

Guantanamo hapishanesi, ABD'nin Afganistan işgalinin ardından 2002 yılında George W. Bush yönetimi tarafından inşa edildi. 2000’li yıllarda en kalabalık seviyesine ulaşan gözaltı tesisinde en fazla 680 mahkûm tutuluyordu. Pentagon'a göre 6 Ocak itibariyle tesiste sadece 15 tutuklu bulunuyor.

https://www.voaturkce.com/a/abd-yasadisi-gocmenleri-guantanamo-ya-gonderme-islemine-devam-ediyor/7968658.html