Haberler

Göçmenlerin Gündemi (10 – 16 Şubat)

Göçmenlerin Gündemi (10 – 16 Şubat)
18.02.2025

11 Şubat

Nourtani’nin karar duruşmasına giderken – Zeynep Türkü Saraç (sendika.org)

“Ama umudu var büyük insanlığın
Umutsuz yaşanmıyor”

Büyük İnsanlık, Nazım Hikmet Ran

Aslında biz sosyalistler, feministler ve hak savunucuları; Nazım Hikmet’in Büyük İnsanlık şiirinde dediği gibiyiz. Yaşam alanlarımıza saldıranlara karşı, emeğimizi sömürenlere karşı, biz kadınları göçmenleri öldürenlerin sırtını sıvazlayan devlete karşı umudumuza tutunarak; 1 Mayıslarda, eylemlerde, grevlerde, 8 Martlarda, 25 Kasımlarda ve kadınları, göçmenleri katleden ve cezasızlık politikaları ile failleri ödüllendiren yargıya karşı adliyelerde ve alanlarda buluşuyoruz. O umudu büyütüp dayanışmayı örüp adliyelerde olduğumuzda ise faillere olması gereken cezalar veriliyor. Ama biliyoruz ki, o davalarda verilen cezalar sokakta verdiğimiz mücadelenin kazanımıdır.

2023’te Zonguldak’ta kaçak bir ocakta MHP’li patronları tarafından yakılarak katledilen Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani’nin duruşmasında olduğu gibi, bir grup sosyalist, feminist, hak savunucusu her duruşmada bir umutla dayanışmayı büyütmeye çalışıyor adalet talebi için. İlk duruşması 29 Mayıs 2024’te, ikinci duruşması 8 Temmuz 2024’te, üçüncü duruşması 18 Eylül 2024’te ve son görülen dördüncü duruşması ise 20 Aralık 2024’te görüldü. Bir senenin değerlendirmesini yazmayacağım, bunu daha önce yazmıştım.

NOURTANİ DAVASINDA SONA DOĞRU:
IRKÇILIĞA, EMEK SÖMÜRÜSÜNE VE CİNAYETE KARŞI ADALET MÜCADELESİNİN BİR YILI

Üçüncü duruşmadan sonrasını değerlendirmek istedim.

Duruşmaya az bir süre kala iki önemli olay meydana geldi. Birincisi, Nourtani’nin çalıştığı ocakta görev yapan iki göçmen işçinin videosunun ortaya çıkmasıydı. Bu işçiler, Nourtani’nin çalıştığı dönemde böbreğini satması için para teklifi iddialarının gerçek olduğunu belirtiyor. Ayrıca, o gün Nourtani ile sanıklardan ikisinin kavga ettiğini duyduklarını ifade ediyorlar. Öldükten sonra jandarma tarafından ifadeleri alınırken tehdit edildiklerini ve ifadeleri alındıktan bir ay sonra sınır dışı edildiklerini aktarıyorlar. Bu durum, olayın ırkçı bir cinayet olduğunu ve asla sadece adli bir vaka olmadığını gösteriyor. Duruşmalar ilerledikçe; deliller, tanıklar, raporlar, sanık ifadeleri bu cinayetin planlı ve ırkçı bir saikle işlendiğini gösteriyor. Yargının da bu süreçte faillerin tarafında bir tutum sergilediği gözler önüne seriliyor.

İkinci olay ise Adli Tıp Kurumu’ndan gelen sonuç raporudur. Müşteki avukatının belirttiğine göre, raporda o kadar çelişkili ifadeler bulunmaktaydı ki, ne olduğu tam olarak yazılmamış. Rapor, kemik kırılmaları ve darp izlerinin olduğunu içeriyor ama Bülent Ecevit Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden bir akademisyenin de yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyeti durumu “iş kazası” olarak değerlendirmiş. Ancak, sonuç raporunda “öldükten sonra yakılmış” ifadesi yer almakta. Nourtani ailesinin avukatı bu duruma itiraz edeceğini de söylüyordu.

Dördüncü duruşmada; öncekilerden de yüksek bir gerilim hakimdi. Göçmen ve Mülteci Dayanışma Ağı, adliye önünde bir açıklama yaptıktan sonra duruşma bir saatlik gecikmeyle başladı. Müşteki avukatı, deport edilen işçilerin videosunun izlenmesi ve işçilerin dinlenmesini talep etti, ardından Adli Tıp sonuç raporuna itirazda bulundu. Duruşma esnasında müşteki avukatının soru sorma hakkı ve çapraz sorgu hakkı mahkeme tarafından sürekli ihlal edildi, insanlığa karşı işlenen suçlardan yargılanma talebi de reddedildi. Dikkat çeken bir diğer nokta, ikinci ve üçüncü duruşmaya gelmeyen ve bu duruşmaya SEGBİS’le katılan Sercan Kayabaş’ın, sanık ailelerinden korktuğunu belirtmesiydi. Duruşma sırasında ve arka planında sanıklar ve yakınları arasında tehditler ortaya çıkınca, cinayetin planlı ve ırkçı bir saikle işlendiği yönündeki kanaatler kuvvetlendi. Müşteki avukatının talepleri reddedildi ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Duruşmadan bir süre sonra celse arasında savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. “İştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılansalar da, savcı mütalaasında sanki “iş kazası” olmuş gibi cezalar istedi. Yaktıklarını itiraf ettikleri halde ve delillere rağmen “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 9 yıla kadar, kıyafetlerini yakıp ve kameranın yönünü değiştirmelerinden “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi. Dava avukatı, mahkemenin savcının mütalaası doğrultusunda karar vermesi durumunda sanıklar infaz kanununa göre iki yıl yattıktan sonra tahliye olabileceğini ifade etti.

Bu duruşmayı takip edenlerden biri olarak diyeceğim; bu dava faillerin sırtlarının sıvazlanması ve yargı tarafından açıkça taraflarının tutulmasıyla geçiyor. Bu dava ne yazık ki istisnai bir örnek değil, mağdurlar kadınlar ve göçmenler olunca cezasızlık politikaları Türkiye’nin her yanında olduğu gibi faillerin yanında işliyor. Bu yüzden, kadın ve göçmen davalarında adliye önlerinde oluyoruz. Sermayenin çıkarları doğrultusunda göçmenleri ucuz işgücü olarak kullanmaktan çekinmeyen, göçmenlerin başlarına olumsuz bir durum geldiğinde haklarını aramalarının önüne geçen, öldüklerinde failleri ödüllendiren AKP iktidarına karşı; bulunduğumuz her alanda göçmenlerle dayanışmayı büyütmek zorundayız ki, hiçbir göçmen, hiçbir insan yalnız olmadığını bilsin. Zaman; bizlerin emeğini sömüren, bizleri katleden sisteme karşı duruşumuzu gösterme zamanıdır. Zaman; en gür sesimizle dayanışmayı büyütme zamanıdır. Yazımı bitirirken belki karar duruşmasını hatırlatma zamanıdır: Dayanışmayı daha güçlü örerek, 19 Şubat’ta karar duruşmasına Zonguldak Adliyesi’ne…

Dava sürecine dair

Bir önceki yazımda dava sürecine dair yazmıştım. Aşağıdaki haberlerden de sürece dair detaylara bakılabilir.

https://sendika.org/2024/05/cansiz-bedeni-yakilan-afgan-madencinin-ailesinin-uluslararasi-koruma-basvurusu-reddedildi-706179
https://sendika.org/2024/05/cansiz-bedeni-yakilan-afgan-madencinin-davasinin-ilk-durusmasi-goruldu-dava-8-temmuza-ertelendi-706387
https://sendika.org/2024/06/cansiz-bedeni-yakilan-afgan-madenci-nourtaninin-ailesinin-uluslararasi-koruma-talebine-ikinci-ret-707448
https://sendika.org/2024/07/cansiz-bedeni-yakilan-afgan-madenci-nourtani-davasi-taniklar-her-detayi-hatirladi-ama-benzin-alanlari-hatirlayamadi-708037
https://sendika.org/2024/09/afgan-madencinin-olumuyle-ilgili-bilimsel-mutalaa-raporu-olum-sonrasi-yakildigi-kesin-degil-711095
https://sendika.org/2024/09/afgan-madenci-nourtani-davasinda-sona-dogru-18-eylulde-karar-aciklanmasi-bekleniyor-711137
https://sendika.org/2024/09/patronu-tarafindan-oldurulup-yakilan-vezir-muhammed-nourtani-davasi-20-aralika-ertelendi-711175
https://sendika.org/2024/09/olmeden-once-yakildigindan-supheleniliyordu-afgan-madenci-davasinda-adli-tip-kurumundan-yeniden-rapor-alinacak-711284
https://sendika.org/2024/12/afgan-madenci-nourtani-davasinda-durusma-oncesi-yeni-adli-tip-raporu-oldukten-sonra-yakilmis-716745
https://sendika.org/2024/12/nourtani-davasi-bobrek-satisi-iddialari-icin-konusabilecek-iki-kisinin-tanikligi-reddedildi-716816
https://sendika.org/2025/01/nourtani-davasinda-is-kazasi-olmus-gibi-ceza-istendi-bu-yonde-karar-cikarsa-saniklar-2-yil-hapis-yattiktan-sonra-tahliye-olacak-718799

https://sendika.org/2025/02/nourtaninin-karar-durusmasina-giderken-719400

 

12 Şubat

Almanya sınır kontrollerinin süresini uzatıyor (DW Türkçe)

Erken seçimler için son dönemece düzensiz göçle mücadele meselesini önceleyen parti programlarıyla giren Almanya’da sınır kontrollerinin bir süre daha devrede kalacağı belirtildi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Çarşamba günü Berlin’deki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Bugün, Almanya sınırlarındaki geçici kontrollerin bir altı ay daha devam etmesini kararlaştırdık  ve bunu Avrupa Komisyonu’na bildirdik” ifadelerini kullandı. Başbakan, düzensiz göçle mücadeleye “kararlılıkla” devam edeceklerinin altını çizdi. Halihazırda kontroller, Brüksel tarafından Mart ayı ortasına kadar onaylanmış durumda.

“Sınır kontrolleriyle düzensiz gücü etkili biçimde geri püskürtüyoruz” diyen Scholz, kontroller uygulanmaya başlandığından bu yana 47 bin kişinin sınırdan çevrildiğine dikkat çekti. Başbakan, bunun yanı sıra, 2024’te bir önceki yıla göre üçte bir oranında (yüzde 34) daha az iltica başvurusunun yapıldığı ve bin 900 insan kaçakçısının da yakalandığı bilgisini paylaştı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl 213 bin 499 iltica başvurusu kayıtlara geçti. Bu rakamın 2023’te 324 bin 636 olduğuna dikkat çeken Bakanlık, bu düşüşte geçici sınır kontrollerinin etkisi olduğunu savundu.

Söz konusu kontroller 2024’ün Eylül ayında Almanya’nın tüm sınırlarında devreye sokulmuştu. Ancak bu tarihten önce de özellikle ülkenin doğusu başta olmak üzere bazı noktalarda halihazırda kontroller gerçekleştiriliyordu.

AB genelinde düzensiz göç düşüşte

Avrupa Birliği (AB) genelinde de düzensiz göç rakamlarında azalma gözleniyor. AB Sınır Koruma Ajansı Frontex, Çarşamba günü yaptığı açıklamada yılın ilk ayında Birliğe gelen düzensiz göçmenlerin sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre beşte bir oranında düşüş kaydedildiğini belirtti. Buna göre, Ocak ayında düzensiz göçmenlerin sayısı 13 bin 400 olarak kayıtlara geçti.

En fazla düzensiz göçmenin Batı Afrika rotasından Kanarya Adaları üzerinden Birlik’e gelenler olduğu belirtilirken, onları Türkiye’den çıkıp Doğu Akdeniz üzerinden gelenler izledi. Ancak iki rota üzerinden gelenlerin sayısında da belirgin bir düşüş gözlendi. Verilere göre, Batı Afrika rotasından Birlik’e gelen göçmen sayısında yüzde 34’lük azalma görülürken, Doğu Akdeniz rotasında da 3 bin 491 düzensiz göçmenin kayıtlara geçtiği belirtildi. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 21’lik azalmaya işaret ediyor. Batı Balkanlar rotasında yakalanan göçmen sayısı ise üçte iki oranında (yüzde 66) azalarak 658’e geriledi.

Frontex verilerine göre Batı Afrika rotasından gelen göçmenlerin başlıca menşe ülkeleri Mali, Fas ve Gine olurken Doğu Akdeniz rotası ise  ağırlıklı olarak Afganlar, Mısırlılar ve Pakistanlılar tarafından kullanıldı. Orta Akdeniz rotasından gelenlerin menşe ülkeleri ise çoğunlukla Bangladeş, Pakistan ve Suriye olarak kaydedildi.

Uluslararası Göç Örgütü’nün tahminlerine göre, çoğunlukla suç çeteleri tarafından organize edilen tehlikeli deniz yolculuklarında 93 göçmen hayatını kaybetti. Bu rakam, geçen yılın tamamı için yaklaşık 2 bin 300 olarak tahmin edilmişti.

https://www.dwturkce1.com/tr/almanya-s%C4%B1n%C4%B1r-kontrollerinin-s%C3%BCresini-uzat%C4%B1yor/a-71584674

 

12 Şubat

Göçmenlerle Kardeşiz: Hanife Mirganieva derhal serbest bırakılmalı

Hanife Mirganieva, Türkiye’de yıllarca yasal olarak ikamet etmiş, hiçbir suça karışmamış ve savcılık tarafından serbest bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, İstanbul Göç İdaresi tarafından Çatalca GGM’de tutulmaya devam ediyor!

Hukuken hiçbir gerekçesi olmayan bu keyfi uygulamanın açıklamasını yetkililerden bekliyor ve soruyoruz: Mirganieva hangi yasal dayanağa göre özgürlüğünden mahrum edilmektedir?

Özbekistan hükümetinin temelsiz suçlamalarla Müslümanları hedef aldığı bilinmesine rağmen, Göç idaresi temelsiz şekilde idari gözetim kararı tesis etmeyi yahut hiçbir idari karar olmaksızın göçmenleri barınma merkezlerinde tutmayı sürdürüyor.

Yıllarca ikamet izniyle yaşamış, çocuklarını burada büyütmüş ve sağlık sorunları bulunan göçmenler, keyfi uygulamalar ve haksız ithamlarla mağdur ediliyor. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyor, Türkiye’nin göç politikalarının keyfilikten arındırılarak hukuki zemine oturtulmasını talep ediyoruz!

Hanife Mirganieva derhal serbest bırakılmalı ve benzer mağduriyetlerin yaşanmasına son verilmelidir. Adaletin sağlanması için sesimizi yükseltiyor, tüm duyarlı kamuoyunu bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya davet ediyoruz.

https://twitter.com/gocmenlerle/status/1889342147461017856

 

13 Şubat

Almanya’dan sınır dışı edilen Türklerin sayısı artıyor (DW Türkçe)

Almanya’dan Türkiye’ye sınır dışı edilenlerin sayısının son iki yılda iki kat arttığı bildirildi.

Sol Parti’nin soru önergesini yanıtlayan Federal Hükümet’in paylaştığı verilere göre geçen sene toplam bin 87 kişi Türkiye’ye sınır dışı edildi. 2022’de Türkiye’ye 515, 2023 yılında ise 875 kişi sınır dışı edilmişti.

Böylelikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Gürcistan ve Kuzey Makedonya vatandaşlarının ardından, Almanya’dan en çok sınır dışı edilen ülke vatandaşları konumunda bulunuyor. Türkiye’yi dördüncü sırada Arnavutluk ve beşinci sırada  Sırbistan izliyor.

Sol Parti milletvekili Clara Bünger, özellikle Türkiye’ye sınır dışı edilenlerin sayısındaki artışın endişe verici olduğunu belirterek “Nihayetinde Türkiye, muhaliflerin kitlesel bir şekilde hapiste tutulduğu bir ülke” dedi.

Yüzde 22’lik artış var

Irak’a sınır dışı edilenlerin sayısı da 2024 yılında iki kat artarak, 699 kişiye ulaştı.

Geçen yıl Almanya’nın ülkeden sınır dışı ettiği kişi sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 22’lik artışla 20 bin 84 kişiye ulaştı.

5 bin 827 kişi, Dublin prosedürü uyarınca sınır dışı edilerek Avrupa Birliği’nde (AB) ilk giriş yaptıkları ülkelere geri gönderildiler. Zira bu prosedür uyarınca iltica başvurularının, Avrupa’ya ilk giriş yapılan ülkeler tarafından incelenerek karara bağlanması gerekiyor.

Almanya’ya en çok iltica başvurusunda bulunanlar Suriyeliler. Sadece Ocak ayında 14 bin 920 kişi Almanya’ya iltica başvurusu yaptı. Bunların yüzde 30,4’ünü Suriyeliler oluşturuyor.

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi sonrasında pek çok Avrupa ülkesi gibi Almanya da Aralık ayında Suriyelilerin iltica başvurularını askıya alma kararı almıştı. Ülkede yaşanan iç savaş nedeniyle, 2012 yılından bu yana Suriyeliler ülkelerine sınır dışı edilmiyor.

Ancak geçen sene Almanya’nın Mannheim ve Solingen kentlerindeki şiddet eylemlerinden sonra Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser, özellikle şiddet yanlısı İslamcı suçluları ülkelerine sınır dışı etmek istediklerini açıklamış, Suriye ve Afganistan’a sınır dışı imkânının sağlanması için görüşmeler yürütüldüğünü söylemişti.

Bu bağlamda geçen yıl Ağustos ayında Katar’ın desteği ile 28 suçlu ülkeleri Afganistan’a sınır dışı edilmişti.

https://www.dwturkce1.com/tr/almanyadan-s%C4%B1n%C4%B1r-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-edilen-t%C3%BCrk-vatanda%C5%9Flar%C4%B1n%C4%B1n-say%C4%B1s%C4%B1-art%C4%B1yor/a-71596455

 

16 Şubat

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’ndan basın toplantısı çağrısı: Nourtani için adalet

Patronu tarafından öldürülüp yakılan Vezir Mohammed Nourtani için adalet çağrısı ile basın toplantısı yapılacak.

Tarih: 17 Şubat 25

Saat: 13.00

Yer: İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi

https://mobile.x.com/defcommutato31/status/1889474625823977565

 

16 Şubat

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’ndan buluşma çağrısı: Nourtani davasında adalet için birleş

X platformunda Space odasında, “Nourtani davasında adalet için birleşelim” başlıklı bir toplantı yapılacak.

Patronu tarafından öldürülüp yakılan Vezir Mohammed Nourtani davası ile ilgili gelişmeleri Ercüment Akdeniz, Gülseren Yoleri ve Özgül Saki anlatacak.

Tarih: 17 Şubat 25

Saat: 20.00

Yer: X platformunda Space odası

https://mobile.x.com/Goc_Dayanisma/status/1890375289022153096